Piri Sami Kitabı


Önsöz
Mürşid Y. tarih 29.07.2016, 17:06 (UTC)
 Bütün milletlerin tarihlerinde, o toplumun yapısına uygun olarak yerleşmiş bazı eğitim kurumlarının bulunduğu bir gerçektir. Bazıları geçmişte kalsa da bizim de toplum bünyemize uygun manevî hayatımızı yönlendiren ona bağlı olarak dünya hayatımızın ahengini teminde önemli rol oynayan müesseselerimiz mevcuttur. Esaslarını tamamen dinden alan ve her yaştaki insanımıza hitabeden tarikat müessesesi bunlardan biridir. Tarikat insanlara Allah, Peygamber ve velilerin doğru yolunu ve insan sevgisini esas alarak, güzel ahlâkı öğretir.
Tarikatların sosyal ve dini hayat yönünden en dikkat çekici yönü büyük toplulukların İslâmlaşmasındaki rolüdür. Anadolu'da olduğu gibi Avrupa, Afrika ve Asya'nın en uzak köşelerinde dahi İslâmlaşma büyük çapta ehli tarikatın çalışmaları sayesinde gerçekleşmiştir.
Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in yüce şahsiyeti ve mucizeleri; pek çok insanı iman dairesine nasıl çektiyse dervişler de fikir, davranış ve kerametlerle insanların Müslüman olmasına vesile olmaktadır. Bugün hâlâ dünyadaki İslâmlaşma hareketleri genelde, insanların gönlüne hükmeden tarikatların çevresinde gerçekleşmektedir.
Erzincan'ın yetiştirdiği mümtaz şahsiyetlerden Muhammed Sâmî Erzincanî Hz.'leri de Nakşibendi Tarikatı'mn Hâlidiye kolu'na mensup irşadla görevlendirilmiş kâmil bir şeyhtir
Nakşibendi Tarikatı'nı "Hâlidiye" ismi ile devam ettiren Mevlânâ Halid-i Bağdadi 19. asır Osmanlı ilim ve kültür tarihine şahsiyeti ve tarikatıyla büyük tesirleri olmuştur. Mevlânâ Halid (k.s.) her biri zahiri ve batini ilimlere icazet verebilme yetkisine sahip yetiştirdiği yüz on altı halifesiyle Osmanlı Ülkesi'nde en yaygın ve müessir tarikat hizmetini gerçekleştirmiştir.
Nakşibendi Tarikatı'nın Hâlidiye kolu vasıtasıyla günümüze kadar uzanan ve canlılığını devam ettirmesine vesile olan halkalardan biri de Muhammed Sâmî Erzincanî (k.s.)'dir.
Piri Sâmî Hz.'leri ile ilgili olarak yaptığımız çalışmada ulaşabildiğimiz bütün yazılı ve sözlü kaynaklan değerlendirmeye aldık. Gerek vakıflarla ilgili belgelerde olsun gerekse Arapça, Farsça ve Osmanlıca vesikaların tercümesine özen göstererek aktarmaya gayret ettik.
Bu kitabın hazırlanmasına beni teşvik eden. hazırlanırken yardımını esirgemeyen bütün dostlara şükranlarımı sunuyorum.
Ünal TUYGUN

BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM
Ya Rabbi senin mübarek ismini anarak ve senin Rahmetine iltica ederek sözlerime başlarım. Ya Rabbi sana hamd eder, her işimde senden yardım dilerim.
Bizleri rüşt ve kemâle ulaştıran Efendimiz Hazreti Muhammed'e (s.a.v.) ve Ashâb-ı Kirâm'a salat ve selâm olsun.
Cenâb-ı Hak Kur'an-ı Kerim'de buyuruyor ki; "Haberiniz olsun ki Allah'ın veli (kulları) için hiçbir korku yoktur. Onlar mahzun da olacak değillerdir. Onlar iman edip takvaya ermiş olanlardır. Dünya hayatlarında da ahiret (hayatında) da onlar için müjde vardır. Allah'ın sözlerinde asla değişme (imkânı) yoktur. Bu en büyük saadetin ta kendisidir."'"
Büyük İslâm âlimi Piri Sâmî (k.s.) Hazretleri'nin hayatını biraz olsun anlatabilmek ve onun yaşantısını, onun fikirlerini gelecek nesillere aktarabilmek gayesiyle hazırladığım bu kitabın, Erzincan'ın tasavvufı yapısına da ışık tutacağı kanaatindeyim. Büyük İslâm âlimi Piri Sâmî (k.s.) Hazretlerini kırık dökük kelimelerle elbetteki anlatmak imkânsız. Ancak bir başlangıçtır. İbni Mesrük Tusi Hazretlerine sordular: Tasavvuf nedir? Buyurdu ki: "Tasavvuf; ayrılık kabil olan şeyden gönülleri temizlemek ve yine gönlü kendisinden ayırmak, kabil ve caiz olmayana bağlanmaktır."
II)
Yunus, 62-64.
Aziz ve Celil olan Allah (c.c.) bir kudsî hadiste "Benim velilerim benim kubbelerim altında gizlidir. Onları benden başka kimse bilmez"'2' Bazı insanlar vardır ki şeyh ve mürşidlere dil uzatırlar. Bu onlarda hastalık haline gelmiştir. Yazık çok yazık, onlar tasavvuf cihanına erme saadetinden çok uzaklar, onlar bir düşünseler çok şey kaybettiklerini anlayacaklar. Bir hikmet var ki binlerce, milyonlarca insan bir velinin arkasında gidiyorlar.
Allahü Teâlâ (c.c.) buyuruyor ki; "Ey iman edenler, Allah'tan korkun ve sadıklarla beraber olun"(3) Hazreti Mevlânâ bir gün birini üzüntülü gördü ve dedi ki; "Bütün gönül darlığı bu âleme gönül bağlamaktan gelir."
Gönül kuşu her dala yuva yapacak olsa yuva yapacak yer kalmaz, gönlü öyle bir yere bağlayacaksın ki binlerce kıyamet kopsa sana yalnızlık derdi çökmesin. Sen onunla olunca o seninle olmaz mı?
Erzincan, büyük İslâm âlimlerinin yaşadığı ve günümüzde de var olduğu bir yer evet bu günde var. Yeter ki gönlümüzdeki perdeyi kaldıralım, yüreğimize sevgiyi, acıyı, ağlamayı ve hepsinden önce merhameti koyalım. Piri Sâmî (k.s.) Hazretleri bir sohbetlerinde buyuruyor ki; "Kimsenin kalbini kırmayınız, herkese hürmetle muamele ediniz, zira karşısındaki bir veli olabilir, böylece onların nazarına ve hikmetine kavuşursunuz. Evliyanın nazarı ve bakışı kimyadır. Eğer onu bunu incitmeyi huy ve tabiat edinirseniz bir gün
2) Tezkiretül Evliya, Feridüddin Attar. l3)Tevbe, 119.
bilmeden Allahü Teâlâ'nın (c.c.) sevdiklerinden birinin kalbini kırar üzersiniz de sonra perişan olursunuz. Nitekim Hadis-i Kudside ben kalpleri kırık olanların yanındayım buyuruldu. Bunun için her gördüğünü Hızır bil demişlerdir."'4*
İslâm dinine büyük hizmet eden, İslâm dininin dünyaya yayılmasında büyük emeği olan cihan devletinin yetiştirdiği biz fani insanların tarihimizden ve tarihimiz içerisinde yaşamış olan büyük İslâm âlimlerinin yaşantılarından alacağı çok önemli dersler var. Cihangir padişah Kanunî Sultan Süleyman Han Hdime'ye geldiğinde Karamanı Hazretlerinin mescidini büyütüp cami haline getirdi... Ve o camiye hafızlar, müezzin ve hatip tayin buyurdu. O sırada dergâhta vazife gören Cerrah Zade Çelebi Şiicâeddin Karamanı Hazretleri'nin yaptığı duvarı yıktırmayıp olduğu gibi bıraktı.
Şeyh Karamanı, dergâhını ve mescidini büyütüp imar eden mimarın rüyasına girdi. Mimar Müslüman değildi ona;
"Ey Usta dedi. Bizim camimizden evvel sen gönlünün imarına bak ve Müslüman ol. Bu hal ile ölürsen ebedî olarak ateş çukurunda kalırsın."
Mimar uykudan uyanır uyanmaz kendini sokağa attı ve çığlığı bastı; "Ey Müslümanlar haberiniz olsun artık ben de Müslüman'ım ve adım Hidâyettir."01
Ünal TUYGUN
27.02.1997
'" Evliyalar As., s.346.
İstanbul ve Anadolu Erenleri, Tacüddin Karamanı, s.486.

Aşk-ı HAR
 

<-Geri

 1 

Devam->






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
Hangi kayda yorum yazmak istiyorsun?
İsmin:
Mesajınız: